bir kaç kelam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bir kaç kelam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2009 Pazar

UZUN BİR ARA

Merhaba arkadaşlar, üzülerek uzun bir ara vermek zorundayım. Artık bir gün mü? olur, bir hafta mı? olur, bir ay mı?, bir sene mi? inanın belli değil. Umarım çok uzun olmaz bu ara, bu zaman zarfında özlüyeceğim sizleri. Dualarınızı eksik etmeyin üzerimden, Dualarınıza muhtaç kardeşiniz Melek.

5 Ocak 2009 Pazartesi

TEŞEKKÜR

Merhabalar, öncelikle beni yorum ve telefonlarıyla yanlız bırakmayan tüm arkadaşlara canı gönülden teşekkür ederim. Elim kolum kalkmıyor, ne birşey yazacak, ne blogumala ilgilenecek, nede yorum yazacak dermanı bulamıyorum kendimde. Bu yüzden geç yazıyorum zaten babamın ebede aleme irtikalinden dolayı annemi yanlız bırakmak istemiyoruz evime dahi gelemiyorum. Hala şok ve rüya gibi geliyor. Ateş düştüğü yakar sözünün doğruluğunu daha iyi anlar olduk. Ölümünde nerede ve ne zaman geleceğini bilmediğimz için her an ölüme hazırlıklı olmamız gerektiğinide daha iyi anlar oldum. Abdestsiz gezmemeye çalışıyorum artık her an ölüm ensemde gibi hissedim Dünyadan soğudum. İnş. geçici özellikler değildir bunlar. Çünkü bu Dünya bir konaklama meydanı bir rüya alemi ebedi alemin yanında. Taziye yorumları gönderen tüm arkdaşlarıma tekrar teşekkür ederim. Babamı kötü bir trafik kazasında kaybettik malesef .. Bende de ölmünden bir ay önce gelen bir bunalım söz konusuydu sebepli sebepsiz ağlamalarım demek bu yüzdenmiş diyorum.... Ölüm hak. Emir Yüceler Yücesinden,Ulular Ulusundan gelince bizimde "Innâ Lillah Ve Innâ Ileyhi Râci'ûn" demeliyiz. Madem ölüm hak öyleyse Allah'dan Ölümünde hayırlısını istemeliyiz.Bu resim sevgili babama ait bu arada,bir Fatiha da siz okuyun ....

23 Eylül 2008 Salı

ZAHİD'İMİN DOĞUM GÜNÜ PASTASI


İyiki varsın bebeğim diyerek söze başlıyorum:) dünyalar kadar sevdiğim biricik oğlumun dün doğum günydü , fakat dün iftara misafirlerimiz olduğundan dolayı gecikmeli olarak bugün kutlandı. İyiki doğdun bebeğim , iyiki varsın yavrum...Allah'ın bana en büyük hediyesi emaneti inş. bu güzel emaneti hakkıyla sahip çıkmayı nasip etsin Allah. Allah bütün evlatları ve benimkine güzel ömürler versin. Pasta da gördüğünüz üzre hazır pasta:) tarifi yok anlayacağınız.
Bir dahaki tarifde görüşmek üzere.... Sevgilerimle ! . . .

1 Temmuz 2008 Salı

CEHEESE KEK (PEYNİRLİ KEK)

Dünyanın En Entellektüeli kim?
Uluslararası ilişkiler alanında dünyanın en saygın yayın organları arasında yer alan Amerikan Foreign Policy dergisinin düzenlediği "Yaşayan En Büyük 100 Entelektüel' anketinde Fethullah Gülen birinci, Orhan Pamuk 4 üncü oldu. Bu olay Türk vatandaşı olarak beni çok sevindirdi. 500 binden fazla kişinin oy kullanmasıyla çıktı bu sonuç ortaya.
Dergi, sonuçların açıklanmasının ardından "listeye eklenen aydınlar, fikirlerinin etkisi nedeniyle seçildiler" yorumunda bulunmuş. Fethullah Gülen ve Orhan Pamuk'un ilk beş içinde yer alması çok sevindirici.Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İlk 20 isim şöyle;
1.Fethullah Gülen Dini lider, Türkiye
2.Muhammad Yunus İktisatçı, Bangladeş
3.Yusuf Kardavî İslam alimi, Mısır
4.Orhan Pamuk Yazar, Türkiye
5.Aıtzaz Ahsan Siyasetçi, Pakistan
6.Amr Halid Televanjelist, Mısır
7.Abdülkerim Suruş Teorisyen, İran
8.Tarık Ramadan İslam alimi, İsviçre
9.Mahmud Mamdani Antropolog, Uganda
10.Şirin Ebadi Nobel Barış ödülü sahibi aktivist, İran
11.Noam Chomsky Aydın, ABD
12.Al Gore Nobel Barış ödüllü eski ABD Bşk. Yard.
13.Bernard Lewıs Tarihçi, İngiltere
14.Umberto Eco Yazar, İtalya
15.Ayaan Hırsî Ali Aktivist, siyasetçi, Somali/Hollanda
16.Amartya Sen İktisatçı, Hindistan
17.Fareed Zakarıa Gazeteci-yazar, ABD
18.Garry Kasparov Dünya satranç şampiyonu, Rusya
19.Richard Dawkıns Yazar, İngiltere
20.Mario Vargas Llosa Yazar, Peru

Tarif oktay ustaya ait.Ojinal tarif için tıklayın lütfen.
MALZEMELER:
Tabanı için:100 gr yulaflı bisküvi
50 gr tereyağı
Peynirli harcı için:2 p. labne peyniri
1,5 su b. tozşeker
1 yumurta
Yoğurtlu krema için:1 kase süzme yoğurt
1 su b. tozşeker
2 ç.k. un
1 yumurta
limon kabuğu rendesi
Üzeri için: ahududu reçeli
Yapılışı:Cheese kek için ilk olarak tereyağ eritilir.bir taraftan da 1 paket yulaflı bisküvi doğrayıcıda parçalanır.parçalanan bisküviler bir kaba alınarak üzerine erimiş teryağı dökülerekbir güzel karıştırırlır.daha sonra bisküviler çemberin içine dökülürve iyice bastırılır.diğer taraftan başka bir kapta 1.5 su bardağı şeker ile1 yumurta çırpılır.buna 2 kutu labne de eklenerek bir güzel çırpılır.hazırlanan labneli karışım bisküvilerin üzerine dökülerek dahaönceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 10 dk. pişirilir.bu sırada yoğurtlu krema için; karıştırma kabına 1 yumurta ve 1 su bardağı tozşeker alınarak çırpılır.buna bir kase süzme yoğurt,limon kabuğu rendesi ve 2 kaşık un eklenerek bir güzel çırpılır.pişen kek fırından alınıp soğumaya bırakılır.soğuyup sertleşince hazır olan yoğurtlu krema da üzerine dökülerek tekrar fırına verilir ve 10 dk. daha pişirilir.Soğuyunca üzerine ahududu reçeli sürülür.

7 Haziran 2008 Cumartesi

TEREYAĞLI PATLICAN KÖZLEMESİ

Son zamanlarda çok takıldığım bir dizi var, "HAKKINI HELAL ET" dizisi çok güzel beni çok etkiliyor. Eskiden yapılan kul haklarını helallik istiyerek telafi etmeye çalışan bir genç, önüne çıkan zorluklar karşısında bıkmadan helallik isteme çabasında, tam bıktım derken hayatın sadece bu dünyayla sınırlı olmadığını, Ahiret alemi gibi gerçek olan bir alemi düşünerek yılmıyor helallik almaya. İzlemiyenlere tavsiye ederim. Yapılan kul haklarını düşünüp gidip helallik alma cesareti bulamadığımızda, aklımıza Ahirette çekiceğimiz cezalar gelse eminim çoğu insan dizideki Murat YANLIZ gibi bıkmaz davasının peşinde koşar. Neyse başınızı ağrıttım. Dilerseniz geçelim bu yapımı son derece basit yemeğime tarifi serapçığımdan aldım, çok güzel bir yemekti. Adı üzerinde közlenmiş patlıcanı doğrayıp üzerine eritip,yakılmış tereyağ,kekik,pul biber ilave ettim. Birazda kuşbaşı kavurdum tavada, kenarlarına eti dizdim. Biraz ağır bir yemek ama çok lezzetli. Serap'çığıma teşekkür ederim.Yapmanızı şiddetle tavsiye ederim. Afiyet olsun.

5 Haziran 2008 Perşembe

MÜCVER , İFTİHAR ABİDEMİZ EFENDİMİZ

"İftihar abidemiz EFENDİMİZ " adlı bu güzel cd yi Sevgiliye, en sevgiliye şefaat temennisiyle hazırlanan bir çalışmadır. Bir biririnden değerli sanatçıların okuduğu güzel ilahiler kulaklarımızın pasını siliyor.
Sanatçılarımız hiç bir beden düşünmeden sadece Allah rızası için yapılmış bu çalışmadan gelen gelir, 11 adet ETÜD EĞİTİM MERKEZİ yapılacaktır.
Bu cd yi almakla, açılacak olan eğitim kurumuna sizde destek vermiş oluyorsunuz. Bir birtane almakla kalmadık, ricam bu cd yi sizde alın , eğer gücünüz varsa eşinize, dostunuza, arkadaş çevrenizede alın. Bir birinden değerli sanatçılarımız, Ahmet ÖZHAN, Muazzez ERSOY, Hakan ALTUN, Funda ARAR, Orhan HAKALMAZ, Zara,Fatih KISAPARMAK,Erhan GÜLERYÜZ, Murat GÖĞEBAKAN,Uğur IŞILAK, Ferdi TAYFUR' UN okuduğu ilahilerden meydana gelmiştir.



Malzemeler:1 soğan
2 diş sarımsak
3 soyulmuş kabak
bir yumurta ( ben koymadım)
biraz un
tuz,baharatlar
taze nane,taze soğan
Yapılışı: Kabaklar, soğan rendelenir. Sarımsak,taze nane,taze soğan kesilir.Yumurtada ilave edilerek yoğurulur. Unuda çok sert olmıyacak şekilde ilave edilir. Son olarak baharatları ve tuzu koyulur. Bir tavada kızgın yağda kaşıklar azar azar dökülür,kızartılır. Kabak yemiyen çocuklara kabağı bu şekilde yedirebilirsiniz. Kahvaltımızda çok severek yaptığım bir tad. Afiyet olsun.

1 Haziran 2008 Pazar

6. TÜRKÇE OLİPMİYATI

İşte Türk insanı bu demek ,göz yaşlarımızı tutamadan duygu yüklü saatler geçirdik seyrederken.. işte kelimelerin bittiği yer burası. Türkçemizi o kadar güzel konuşuyorlarki. Ama biz buyuz , kardeşçe barış içinde, açılan Yurt dışındaki Sevgi okulları bunun bir göstergesidir. Emeği geçen bütün gönül insanlarına sonsuz şükranlarımızı sunarım.Bu güzel program Kral Tv,Kanal A ve tabiki Samanyolu Televizyonundan canlı olarak verildi. Güzel Türkçemizle kalalım.

28 Mayıs 2008 Çarşamba

BURSA ULUCAMİ ( DALLARI BASTI KİRAZ)
























Merhabalar, arkadaşlar tekrar aranızdayım. Kusura bakmayın uzun bir ara verdim. Aslında izinden döneli birkaç gün oldu fakat temizlik ve çocuğun tuvalet eğitimiyle uğraşıyorum.Dualrınızı bekliyorum. Güzel bir tatil geçirdik. Kayınvalidemin kiraz bahçelerinde kiraz toplayıp dalından yemek keyif verdi. Hatta rahatsızlığımı orada unuttum veya kiraz bana ilaç gibi geldi:) Kiraz ağaçlarını çekemedim ama oğlum yerken tabakdan çekme fırsatı yakaladım:) Birde asmalardan üzüm yaprağı topladım:) çok meşakkatli bir iş ama yemesi keyifli:)) Kayınvalideme gidince çok şükür Bursa'ya gidip gezme fırsatı bulduk. Ulu camiye gidip öğle namazı kıldık. Herkez gidip görmeli. Biz gittiğimizde restore işiyle uğraşılıyordu sanırım, ortadaki havuzun kenarlardan kapatmışlar. Neyse ben lafı fazla uzatmadan sizleri bu güzel resimlerle bırakayım.Bende topladığımız asma yapraklarından dolma sarmama devam edeyim:)




29 Mart 2008 Cumartesi

YAŞ PASTA, PASTA YARIŞMASI

Bilindiği üzre duyulara uyum diye bir hal mevcuttur insanda, mesela gözlüklü bir insan bir müddet sonra gözünde gözlüğün varlığını unutur olur.Kendimden biliyorum bekarken gözlük takardım, gözümde varlığını unuturdum.Gözüm kaşınırdı gözümü kaşırken elime gözlük denk gelirdi, aa ben gözlük takıyordumolurdum. Hatta senelerdir gözlüklü bir arkadaşım artık belkide hatfada 2 kere gözlükler gözümde uyurum sabah yüzümü yıkarken görürüm gözümde gözlükleri der devamlı. Bizde kıyafet giydiğimizde ilk olarak kaşıntı veya batma yapar sonra vucüt o kıyafete alışır.Bu örnekleri çoğalta biliriz bunun adı duyulara uyumdur. Bu bize Mevlamızın bir nimetidir.Yoksa bir ömür boyu o gözlüğü taşımak bize yük gibi gelir. Kıyafetlerdede feci seçici olurduk. Ama bilindiği üzere duyulara uyum görmek veya acıda olmaz, mesela apandist ağrısı olan biri ağrısına bir müddet sonra alışsa belkide apandist patlar ve hayati tehlikeye yol açar. Ama acı çekmede uyum olmadığından dolayı o ağrı devamlı hissedilir. Buda bize Mevlamızın bir güzelliğidir.Görmemizdede aynıdır, yolda yürürken devamlı karşıdan arabalar geçiyor diye artık bakan kör hale gelir, karşıdan gelen arabayı görmez olurduk, ama ne mutlu bize ki görmede uyum yoktur. Bunları nedenmi yazdım bunlar bize Yaradanımızın sunduğu çok güzel nimetlerdir. Yani illa nimet cebimiz para gördüğünde, evimiz, arabamız olduğunda şükretmek değildir. Bu hallerimizide manevi gözle görüp şükretmemiz gerek diye yazıyorum.
ŞUBAT, SIZINTI
Geçelim tarifine kimse kızmasın ama pastaya bu kadar masraf yapılmasını çok yersiz buluyorum. Belki devamlı olmaz ama arada bir olur ama devamlı olması yanlış, açlık, fakirlik diz boyu yürümüşken bu pasta süslemeye merak nedendir, demeden geçemiyeceğim. Belki senede bir iki kere olur ama yazık, günah...
http://birdemliksohbet.blogspot.com/ arkadaşımızın pasta yarışması için bu pasta...
Malzemeler:keki içi;2 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1.5 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağ
1 kabartma tozu
aldığı kadar un
kakao
muhallebisi için:2 su bardağı süt
4 kaşık un (akıcı bir kıvam elde edene kadar)
1 paket vanilya
1 kaşık tereyağ
5 yemek kaşığı şeker
Üzerini süslemek için: Mavi gıda boyası
2 paket sade krem şanti
dilediğiniz renklere göre boncuk
süslemek için papatyalar, yapraklar
Yapılışı: Kümbet teki yapılışının aynısını uyguladım.İçinin muhallebisinide aynı şekilde uygulayarak,üzeri içinse...Sade krem şantinin bir paketini az bişey gıda boyasıda koyup sütle çıptım.En üstüne mavi yapıp, gofretten olan çiçek ve yapraklarla süsledim.Kenarlarınada boncuklar dizdim şekildeki gibi.Kenarlarınada sade krem şantiyi çırpıp, krem şanti şırıngasıyla az az sıktım, incilerlede süsleyip.Dolap da beklettim.AFİYET OLSUN

24 Mart 2008 Pazartesi

MANTAR KAVURMASI , UNUTMAK NİMET

Bize verilen herşey nimet olduğu gibi unutmakta büyük bir nimettir. Eğer düşünürsek biriyle atışırız, ama geçtiğimiz zaman zarfında o atıştığımız konuyu dahi unutur oluruz. Eğer unutmasaydık atıştığımız insanla bir ömür boyu küs ve kavgalı olmak için şeytan bizimle uğraşıcaktı. Birde unutmanın büyük bir nimet olduğu yakını ölenler bilir, biri öldüğünde ilk günkü gibi üzüntümüz kalmaz, özlem kalır belki ama acımız gider. Ya unutmasaydık, unutma özelliği olmasaydı, evet eğer unutmasaydık her anımızda o acıya ağlar olurduk. En basitinden aileden biri olan annemiz, babamız öldüğünde bizde belki seksen yaşına gelirdik ama hala gözümüzde yaş dinmezdi. Ufak bir hata yapanı dahi unutmaz ona kin beslerdik, ki unutma nimeti olmasaydı toplumda bölünmeler meydana gelirdi. Yani illa cebimizde paralar olunca şükür değil. Hayatımızın her anında şükür gerekiyor. Bizi Yaradana karşı. Dilerseniz mantar kavurmasının tarifini veriyim.
Malzemeler:yarım kilo mantar
1 tavuk göğsü (küçük)
1 soğan
1 kaşık salça
sıvı yağ , tuz
Yapılışı: Mantarlar doğranıp bir kapta suda bekletilir, siyah toprakları gitmesi için. Bir tencerede soğan, sıvı yağ, ve tavuklar küçük küçük doğranıp kavurulur. Kavurulan soğan,tavuk karışımına salça ve doğranmış mantarlada ilave edilerek.Kısık ateşte pişirilik, sulanır mantar tekrar suyunu çeker son olarak tuzuda koyulup.Etlerin piştiği anlaşıldıktan sonra altı kapatılır. AFİYET OLSUN..

22 Mart 2008 Cumartesi

AÇMA (2)


İnsanoğlu ne garipdir dimi arkadaşlar, hiç birşeyin bizim olmadığını bildiğimiz halde BEN kelimesini kullanmayı ne kadar çok severiz.Halbuki bu Dünyada hiç ama hiç birşey bizim değildirki.Gerek evladımız gerekse canımız dahi bize bir müddete kadar emanet olarak verilmedimi.Ama bunu herkez bilsede ya alışkanlıkdan unutuyoruz,yada aklımıza getirmek istemiyoruz bazı gerçekleri.Mesela bir büyüğümüzden dinlemiştim, ben gidicem,gidince yaparım, demek kadar acayip bir laf yoktur diyor.Çünkü hiç birşey kendi irademizle değildir.Bize yaptıran yapma fırsatı veren Halıkımız var.Mesela şu kelimeyi telafuz edebiliriz her lafımızda, Allah nasip ederse gidicem, Allah nasip ederse onu yapmaya niyetlendim. Çünkü burada bir nasip kısmet konusu var. Ben kelimeside öyledir. Ben kelimesi yerine biz kelimesini kullanmaya gayret edelim...ki bencillik devamlı ben diyen insanlarda görülür bunu hiç bir zaman unutmamalıyız. BEN=BEN-CİLLİK .Bencil olmak istemiyorsak ben kelimesini çok kullanmıyalım. Şimdi dilerseniz tarifime geçeyim, son günlerde iyi düşürdüğüm için devamlı açma yapar oldum.Oğlumda,eşimde çok sever tuzluları bende çayın yanında asla hayır diyemem.
Malzemeler:2 su bardağı ılık süt
1 su bardağı ılık su
4 yemek kaşığı şeker
4 çay kaşığı tuz
yarım paket yaş maya
yarım su bardağı sıvı yağ
aldığı kadar un
1 yumurta
çörek otu
Yapılışı:Ilık sütü bir kaba koyup, içine yaş mayayı birazda şekerle ezip. Fırına koyulur sulu sulu , suyu köpürdü öyle güzel mayalanıyor. Bir hamur leğeninde unun ortasını açtılır, içine yumurta akını, şekeri, tuzu,sıvı yağını, köpüren ılık sütlü mayayıda ilave ederek, yoğurulur.
İstenilen şekil verilip yağlanmış tepsiye dizilir. Üzerine yumurta sarısı ve çörek otu koyulur. Tepsideyken sıcak bir ortamda da 15 dk kadar kabarmasını bekliyin. 175C fırına koyulup üzeri kızarana kadar pişirilir. AFİYET OLSUN...