22 Ekim 2008 Çarşamba

KOMEK , EL SANATLARI

Merhabalar, yazın İzmit fuarını gezerken KOMEK sergisiyle karşılaşmıştık. KOMEK (Kocaeli Meslek Edindirme Kursları) adını taşıyan bu kurslarda , yok yok. Mefruşattan, kum işine, nakışdan , dikişe, kuaförden, ev ekonomisine,arıcılıkdan, diksiyona, bilgisayarlı muhasebeden, Osmanlıca ya kadar aklınıza ne gelirse var bu kursda, bu kursun diğer güzel özelliğide ücretsiz olmasıdır:) Sergide el sanatlarına giden, bunları yapan bazı kursiyer bayanlar la görüştüğüm de, istiyenlerin satacağı yönünde konuşmaları oldu.Fakat adı üzerinde el emeği olduğu için ücretler pahalı geldi:) insanın kendi evinde kullanması için bir pano, bir sandık süslemesi, bir abajür yapıp itinayla kullanması kadar güzel bişey olamaz:) herkesin imkanı olsa da bu kurslara gitse diyorum.Şimdi sizi bu güzelim resimlerle baş başa bırakayım, siz de inceleme imkanı bulun....

























21 Ekim 2008 Salı

ÖDÜL

FRİENDSHİP AROUND THE WORLD AWARD/ ULUSLARARASI ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ
"Dünya çapında arkadaşlık ödülü"
Ödülün amacı arkadaş listenizdeki bloggerları dünya çapında tanıtabilmekmiş..İki gündür gelen yorumlarda http://peynirhosmelimi.blogspot.com/
3 arkadaşımın blogunda ödül beklediğini söylemesi üzerine başta şaşırdım. Bloglarına baktığımda benimde ismimin geçiyor olması beni çok ama çok sevindirdi.. Sağolun arkadaşlarım bu ödül sizin kalbinizin güzelliğinden ileri geliyor. Bende blog dünyasında tanıştığım arkadaşlarım ve eltime bu ödülü veriyorum:)
http://karakazan.blogspot.com/ arkadaşlarıma hitaben size layık olmasa da ufak bir ödülde benden kabul edin lütfen:)

19 Ekim 2008 Pazar

TATLI MUTFAĞIMDAN ZİYARET

Başlıkdan da anladığınız gibi tatlılarıntatlısıtatlımutfağımın bize ziyarete gelmesi üzerine bu başlığı attım. Kendisi çok sevecen,sıcak kanlı, samimi, ağır, harika biri inanın bu zaman kadar neden görüşmedik diye içlendim. Blog aleminde başlarda önyargılı davrandığım içinde şu anda kendim adına üzülüyorum , (sanal alemde nasıl dostluk kurulur, arkadaşlık kurulur veya ne cesaretle hiç tanımadığın biriyle görüşürsün diye ) yanlış şekilde düşünmüşüm ... Tatlı mutfağımı gördükten sonra tabi düşüncelerim değişti. Eşinin İstanbul'da işi olması sebebiyle geçerken senide arkadaşına bırakıyım mı? diye teklif etmesiyle çıkmış bu fikir. Son zamanlarda sağlık problemi yaşayan tatlımutfağım morelinin düzelmesi için eşi bize getirdi banada söyleyince çok sevinerek karşıladım ne zamandır yolunu gözlüyordum tabiri yerindeyse:)Gelişiyle bizi sevince boğmasının yanı sıra hediyeye boğdu, mahçubiyetimizi anlatamayız ..Tülbent, patikZeytin yağı

ZeytinKüp şeker Ev mantı Ev tarhanası Gördüğünüz planlamadan geldikleri için hediye almaya fırsat bulamayan arkadaşım evinde ne bulduysa getirmiş:) Haberli geldiğini düşünemiyorum. Geldi onu karşıladım, hoşgeldin faslından sonra birlikte yemek hazırladık. Gelmeden birgün önce bana hiç birşey hazırlama gelince birlikte makarna pişirip yoğurtlayıp yeriz, arkasından birde çay içeriz maksat muhabbet demesi içime su serpti daha rahat davranarak geldiğinde birlik de yemek hazırladık:)Yemek yedik çaylarımızı içmeden çarşıya götürdüm, kısa bir tur attık:) bir dükkana girdik gezerken gözden kayboldu meğer benden gizli görmiyeyim diye cam kavonozları almış.Birde oğlum Zahid'e resimdeki jipi almış anlıyacağınız mahçubiyetimizi anlatamam.Akşam biz çarşıdayken eşi aramış ben geldim diye, benim eşimi arayıp bildirdim eşim almış misafirimizi beklediği yerden. Akşam yemekleri yendi, çay faslından sonra, saat on gibi yola çıktılar hayırlı yolculuklar diyip uğurladık.Eşlerimizin anlaşması ayrıca bir sevinç benim ve inanıyorum arkadaşım için, eşlerin anlaşması demek arkadaşlığımızın devamının geliceği sinyallerini verir, ki öylede oldu ..Eşim çok sevmiş olmalı ki bizde Bursa'ya gideriz Melek diyor:) Bu arada arkadaşımla, eşinin gözlerinde birbirlerine karşı tarif edilmez bir sevgi gördüm, Allah bir ömür boyu daim kılsın...Okuyanlar Aminnn desin:)Arkadaşımın çok yakında foto makinesi olucak inş. bloguna devam edicek buradan merak edenlerede iyi bir haber vermiş olayım. Bu arada arkadaşım Dilek 'e bir gönderme yaparak inş. en yakın zamanda seninle aynı ortamı soluma dileğiyle ... tatlımutfağımdan sonraki diğer adreside http://zahide.blogcu.com/ çok güzel yazılar yaralı bilgiler görüceksiniz. Dostlukların baki kalması dileğimle...

14 Ekim 2008 Salı

HALUJ (ÇERKEZ MANTISI) SOBE

Arkadaşlar merhaba; bir türlü fırsat bulup blogumu günceleştiremedim, sağ olsun sevgili Dilek arkadaşım hatırlatıyorda güncelleştiriyorum:) Bunu geçenlerde nino da görmüştüm. Görüntüsüne hayran kalıp ilk fırsatta denemem gerek diye aklımdan geçirdim. Bugün deneme fırsat buldum sıcak sıcak sunuyorum size:) Çerkez mantısı olarak bilinen bu yemek yiyenleri kendisine hayran bırakıyor. Çerkezler biliyor ağzının tadını:) Ben yoğurtlusunu denedim çok güzel di tadı herkeze şiddetle tavsiye ederim.
Malzemeler;
hamuru için:3 bardak un
1 bardak su
tuz (malzemeler kişi çokluğuna göre artırılabilir)
iç harcı için: 2 ortaboy patates
1 soğan
1 sarımsak
1 kaşık salça
baharatlar
tuz
sosu için: bir kase sarımsaklı yoğurt
bir kaşık tereyağı
biraz pul biber, nane
Yapılışı: Bir kap da un koyup ortası açılır, içine su ve tuz ilave edilerek yoğurulur.Harşlanan biz tavada soğan , sarımsak yemeklik kesilerek, sıvı yağda kavrulur, hafif salçayla renklendirilir. İçine harşlanmış papates rendelenir, baharatlar ve tuzuda ilave edilerek karıştırılır.Yoğurulan hamur bezelere ayrılır.Börek şeklinde açılır, ağzı geniş bir bardak yardımıyla halka halka kesilir. İçine patatesli harçdan koyup şekildeki gibi saç örgüsü yapılır. Bu işlem kesilen bezeler bitene kadar devam edilir. Bir tencerede su,sıvı yağ, tuz koyup kaynatılır.Son olarak içine mantılar yavaşça bırakılır. Piştiğinden emin oldukdan sonra kevgir yardımıyla çıkartılıp servis tabağına alınır.Üzerine sarımsaklı soğurt ikilisi ve terayağ gezdirilir. Son olarak nane ve pul biber atılır. Afiyet olsun.
Not: Şekli verirken çerkezkızı' nın blogundaki yapılış videosundan yararlanabilirsiniz.
Bu arada beni bayram öncesi Dilek arkadaşım sobelemişti yeni fırsat bulabiliyorum cevaplamak için buyrun cevaplar..
1.Blog yazmaya ilk ne zaman basladin?
Tam olarak 05 EKİM 2007 tarihinde balamışım. Sevgili eltim sende bir blog açsana diyerek beni teşvik etmesiyle ( bende dünden razıymışım:)) bana tarif ede ede başladım:)
2.Blog yazisi konularinin belli bir cizgide olmasina özen gösteriyor musun?
Pek dikkat ediyorum sayılmaz blogumdaki yemeklerle birlikte yazılan yazılar,o andaki halet-i ruhiyyeme göre yazdığım yazılardır.
3.Blog yazmayi ne kadar sürdüreceksin?
İşte onu Allah'dan başka kimse bilmiyor, helede son zamanlarda acaba yazmasammı diye düşündüğüm çok oldu:) kısmet belki bir saat belki on sene daha devam edicek bilinmez:)
4.Blog yazmak senin icin eglenceli bir ugrasken simdi artan bekleyis yüzünden zorunlu bir hal almaya basladi mi?
Zorluk değil de üşengeçlik benim yaşadığım:)
5.Blog yazmak icin gün icin bazi seylerden feragat ediyor musun?
Kim feragat etmezki özel hayatından bişeyler, gece yazıyorsam uykumdan gündüz yazıyorsam hiç birşeyimden feragat etmesemde çok kıymetli zamanımdan feragat ederek bu blog ortaya çıkıyor.
Bende sevgili Serap'çığımı ve Ayşe ablacığımı sobeliyorum...

27 Eylül 2008 Cumartesi

BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

Bayramınız mübarek olsun hayırlara vesile olur inş.Tatil dönüşü görüşmek üzere.
Sevgilerimle . . .

23 Eylül 2008 Salı

ZAHİD'İMİN DOĞUM GÜNÜ PASTASI


İyiki varsın bebeğim diyerek söze başlıyorum:) dünyalar kadar sevdiğim biricik oğlumun dün doğum günydü , fakat dün iftara misafirlerimiz olduğundan dolayı gecikmeli olarak bugün kutlandı. İyiki doğdun bebeğim , iyiki varsın yavrum...Allah'ın bana en büyük hediyesi emaneti inş. bu güzel emaneti hakkıyla sahip çıkmayı nasip etsin Allah. Allah bütün evlatları ve benimkine güzel ömürler versin. Pasta da gördüğünüz üzre hazır pasta:) tarifi yok anlayacağınız.
Bir dahaki tarifde görüşmek üzere.... Sevgilerimle ! . . .

18 Eylül 2008 Perşembe

İKİNCİ İFTAR DAVETİ VE MENÜLER

Evet arkadaşlar son günlerde toparlandım derken aynı hastalığı tekrar nüksetmesi beni çok zayıf ve bitkin düşmeme neden oldu ve malesef Ramazanın bereketinden yararlanamıyor olmam ayrı bir üzüntü ... Dualarınıza ihtiyacım olduğunu hatırlatırken aşağıdaki yemekleri saymak istiyorum:) İftar masası ve biber dolması başka arkadaşalrımız için hazırlanmıştır.Sayacağım menü ise diğer akşam için hazırlanan yemeklerdir, yayla çorbası, kuru fasulye, pirinç pilavı , fırında salçalı köfte, su böreği , asma yaprağı sarmasıydı menümüz. İftar için fikir olması açısından sayıyorum menüyü:)Bu yemekleri hazırlamak keyif verdi çünkü birbirinden kıymetli arkadaşlarımız Öznur'cuğum, Melik'em, Kamile'ciğim, Ayşegül'üm ve daha evleneli bir sene olmayan Emel'cik ve eşleri vardılar. Yeni evli çiftimiz hariç bütün çiftlerin ve bizim birer çocuğumuz olduğunuda hesaba katarsak baya bir hareketli iftar geçirdik:)) Sofralar kıymetli sevilen arkadaşara hazırlanınca hazırlık aşaması yük vermez:) bu arkadaşlarımda birbirinden kıymetli sevip saydığımız arkadaşlarımız olunca haliyle bunlara bu yemekleri hazırlamak da külfet değil Rahmet oldu. Çünkü o gün ağrım, sızım dinmişti, ne Hikmet tirki misafir geliceğinde rahatsızlık duymuyorum bu Ramazan la gelen Allah'ın bize verdiği büyük bir hediye olarak görüyorum. Size hayırlı iftarlar derken Dualarınızın bekçisi olduğumu tekrar hatırlatmak istiyorum.. KURU FASULYE
Malzemeler:1 su bardağı kuru fasulye
1 soğan
zeytin yağı
kırmızılık vericek kadar salça
yarın sucuk
Yapılışı:Fasulyeler bir gün önce ıslatılır.Ertesi gün düdüklü tencerede harşlanır.Bir tavada soğan, sucuk, salça kavrulur.Harşlanan fasulyeye dökülür.En son tuzu atılır.

YAYLA ÇORBASI
Malzemeler: 1 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı pirinç
2 yemek kaşığı tereyağı
bir su bardağı yoğurt
4 su bardağı et suyu, nane
Yapılışı:Pirinci iki bardak suyla haşlayın. Bir kaşık tereyağında hafif kavurduğunuz una 4 bardak et suyunu ilave edin. Bir taşım kaynattıktan sonra haşlanmış pirinçleri ekleyip 10 dakika kadar kaynatın. Ayrı bir kapta yoğurt ve yumurta sarısını çırpıp yavaş yavaş karıştırarak çorbaya ilave edin. Bir taşım daha kaynattıktan sonra ateşten alın. Üzerine yağda kavrulmuş nane gezdirin. Yoğurdun kesilmemesi için en son tuz atın.
Üzerindeki kırmızı baharat türü safrandır, arzuya göre koyulur. Burdan eltime tekrar teşekkür ederim safran için.
Evet geçen günkü bir iftar davetimizde yayla çoorbası ve aşağıdaki biber dolması vardı.Hatırladığım yemekler bunlar:) çok iftarlarımız olduğu için aklımda tutamıyorum yemekleri:))
Menüde hatırladığım tek yemek biberdolması :)

13 Eylül 2008 Cumartesi

İLK İFTAR DAVETİ , SANDAL SEFASI

Bu iftar sofrası çok sevdiğimiz arkadaşlarımız, Öznur ve eşi Ayhan içi hazırlandı. O kadar seviyoruz ki arkadaşlarımızı onlara bu masayı hazırlamak, yemek yapmak keyif verdi. Canım Öznur cuğum seni çok seviyorum. Birde ufaklığımız yeğenimiz dünyalar tatlısı Muhammed Ensar'ımızıda unutmamak lazım:) Yarında bekliyorum sizi :)))Menü size belki bir fikir olur diye saymak istiyorum.
Tarhana çorbası
pilav
Yoğurtlu havuç kızartması
Sandal sefası
Salata ve
yoğurttatlısı 2 adet bostan patlıcan
2 domates
2 biber
tuz,sıvıyağ,
1 soğan
sarımsak
salça
biraz kıyma
kaşar rendesi
Patlıcanlar ortadan ikiye bölünür, kızartılır.Başka bir tencerede soğan,sarımsak,domates, biber, kıyma ile birlikde kavrulur. Kızartılan patlıcan ortaları çatal ile ezilir. İçine kavrulan harç koyalur.Borcam tepsisine dizilir,salçalı su yapılarak tepsiye dökülür. Üzerine biberler uzun uzun kesilip koyulur. Fırında pişmeye bırakılır. Piştikden sonra fırın kapatılır. Son olarak kaşar rendesi dökülür kendi sıcaklığında bırakılır.
Not:tarif 4 kişiliktir 4 havuç rendelenip kızartılır.Yoğurt ve mayonez ile karıştırılır. Biraz tuz ilavesiyle servis edilir.

Tarhana çorbası 4 kaşık toz tarhanayla orta boy tencere içine soğuk su , et suyu, tuz, salça, yağ koyup kaynıyana kadar karıştırılır.Arzuya göre küçük bir tavada az sıvı yağ ile kalın bulgur harşlanıp üzerine dökülür.

9 Eylül 2008 Salı

MANTI

İşte Dilek'cim buyur mantının tarifi:) Merhabalar işte geldim burdayım.Evet baya bir ara verdim, bir ameliyat geçirdim ama şükürki şimdi daha iyiyim. Beni Dualarıyla,telefonlarıyla yanlız bırakmayan bütün arkadaşlarıma ve özellikle Dilek'ciğime, Beytiye'ciğime çok ama çok teşekkür ederim. Beni devamlı arayıp nasıl oldun iyi oldunmu diye sorduklarında o kadar mutlu oldumki anlatamam. Neyse inş. birdaha hastalıklar ayrılıklar olmaz diyip size sıcak sıcak bir mantı tarifi vereceğim. Malumunuz hastaydım ve hiç yemek yapmadım. K.validem veya annemin yaptığı yemeklerle geçiştirdik şu bir ayı. Dilerseniz tarifi vereyim sizi daha fazla bekletmeden.
Malzemeler: 1 yumurta
2 su bardağı un,
sert bir hamur elde edicek kadar su
biraz tuz
İçi için:bir avuç kıyma
1 küçük soğan
biraz karabiber
tuz
Pişirirken: su,zeytin yağı,tavuk bulyon tablet,tuz
sosu için:yoğurt
bir sarımsak
biraz tereyağ, biraz sıvı yağ karışımı
kırmızı biber
nane
Yapılışı: Hamur malzemeleri yoğurulur, bezelere ayrılır. Ayrılan bezeler çok ince olmıyacak şekilde açılır, küçük kare kare kesilir. Bir kasede, kıyma ve rendelenmiş soğan,karabiber tuz yoğurulup, kesilen hamur karelerinin içine azar azar koyulur. Dört köşesinden bohça gibi yapılır. Bir tencerede, kaynamış suyun içine, sıvıyağ,tuz,tavuk bulyonda koyup içine hamurlar yavaş yavaş atılır. Tencerede pişen mantılar süzdürülerek servis tabağına alınır, üzerine yoğurt, sarımsak, tuz karışımı gezdirilir. Son olarak bir tavada eritilen tereyağ,zeytinyağ karışımı içine toz kırmızı biberde atılıp yoğurdun üzerine gezdirilir. Nanede gezdirilip servis edilir. Afiyet olsun.

23 Temmuz 2008 Çarşamba

HİNDİSTAN CEVİZKİ KURABİYE

Arkadaşlar yaşadığım sağlık sorunları yüzünden bir müddet aranızda olamıyacağım. Ama ben yorumlarınızı takip ediceğim.Döndüğümde daha yeni tariflerle görüşmek dileğiyle. Umarım döndüğümde sağlık problemim geçmiş olur, kışdan beri çok rahatsızlıklar çektim ama sanırım sonuna geldik:)) En büyük dayanağımız olan Dualarınızı bekliyorum. Ben gözükmüyor dursamda bloglara göz gezdireceğim.Tarif birkaç ay önce yaptığım , cevizlikurabiyenin bol hindistan cevizli olanı.Ceviz yerin kullanılıyor. Tadı çok harika oldu herkeze tavsiye ederim. Yapanlara afiyet bal olsun. Görüşmek dileğiyle....Allah'a emanet olun ! . . .

17 Temmuz 2008 Perşembe

ZEYTİNYAĞLI BAMYA

Hani insanın ağzından çıkanı kulağının duymadığı sözle r olur.Hiç dikkat etmesekte bu sözleri birkaç söz örneğinde anlatırsam ne derece büyük yanlış konuşmalar olduğunu göreceğiz.
Allah lık Ali bey:Bu sözü ilk defa dilimize kim sokmuş bilinmez, ama ustaca kurgulanmış tuzak bir laf.İmana ve inanca leke getiren, insanın kalbini rencide eden, bir yerde vicdanı sızlatan bir yakıştırma.Çoğu zaman söylediğimiz bu ve buna benzer sözlerin nereye vardığını düşünmüyoruz.Bu sözler sakıncalı sözlerdir."Allah lık ne demek"?Dikkat edilirse bu sözü, bilgisiz, beceriksiz, sorunlu ve hiç bir işe yaramayan insanlar bu sözlerle anlatılıyor.Böylece Allah a "haşa" bir noksanlık izafe ediliyor.Sanki insan Allah a yaklaşırsa, kul olmaya çalışırsa, "aptal,budala, sefil" hale gelirmiş gibi bir mana çıkıyor. Yahut bir iş yolunda gitmiyorsa,planladığı ve düşündüğü gibi olmuyorsa işi, suç Allah 'a atılıyor, hata Allah'a mal ediliyor.Böylece insan farkına bile varmadan Allah 'a isyan ediyor.Oysa beceriksizlik insanın kendisinden kaynaklanır. Bu sözü bilmiyerek kullanmışsak dönüp tövbe etmek gerekir. Dilimizi böyle sözlerle kirletmemeliyiz.
Allah baba: Allah' a baba ve oğul yakıştırması yapılamaz.Caiz de değildir.Böyle bir sözü bir müslümanın söylemesi düşünülemez.Bir kere bütün babaları,oğulları,kızları,erkekleri yaratan Allah'tır.Yaratıcı yaratılan olamaz.İslami deyimle Halık, mahluk olamaz.Böyle bir sözü Kur an kesin olarak reddeder."o doğmamış, doğrulmamıştır".
Yukarıda Allah var:Allah yerde ve gökte aranmaz.o her yerdedir, çünkü Allah ın olmadığı hiç bir yer yoktur. Ona bir mekan bir yer yakıştırmak söz konusu olamaz. Bu söz hangi halde söylenirse söylensin bir Müslümanın ağzından çıkmaması gereken bir laf.Çünkü meselenin aslında vebali ve sorumluluğu çoktur.
Bu haftalık sözlerim bu kadar ilerleyen günlerde daha eklemelerim sürecek, bu arada bu yazı İNSANI UÇURUMA GÖTÜREN SÖZLER "Mehmet PAKSU" nun kitap kaynaklıdır.

Malzemeler:yarım kilo bamya
bir kaşık salça
bir soğan
250 gr kıyma
tuz,zeytinyağı,su
Yapılışı:Bamyalar ayıklanıp,yıkanır, kavrulmuş soğan,salça, kıyma üçlüsüne eklenir.Biraz kavrulru , kavrulan yemeğe tuz ve su ilave edilerek yarım saat kısık ateşte pişirilir. afiyet olsun

12 Temmuz 2008 Cumartesi

DAMLA ÇİKOLATALI, KURU ÜZÜMLÜ KEK

Kalp dünyamızda mevsimler hep ilkbahar olmalı.Sevaplar, hayırlar ve güzel düşünceler bahar çiçekleri gibi ardarda açmalı.Kötü sözler ve huylar hakim olup tevhid düşüncemizi bozmamalı.
Ailem dergisinde görüp çok beğendiğim sözü yazmak istedim.
Malzemeler:2 yumurta
1 p.kabartma tozu
1 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
aldığı kadar un
yarım su bardağı damla çikolatası
bol miktarda kuru üzüm
Yapılışı: Yumurta, şeker çırpılır.Diğer malzemeler içine yavaş yavaş koyulur. Son olaraka damla çikolatası ve kuru üzümde ilave edilir. 165C fırında 50 dk pişirilir. Sıcak şekilde servis yapılır.
Afiyet olsun....

10 Temmuz 2008 Perşembe

GÖZLEME

Süfyan-ı Sevri hz birgün Hammad bin Seleme hz sorar:
-Ey Hammad, acaba Rabbimiz bizi affeder mi? Hammad şöyle cvp verir.
-Vallahi kıyamet günü hesabımı anneme, babama veya Rabbime vermek hususunda serbest bırakılırsam ben Rabbimi tercih ederim.
-Niçin?
-Çünkü biliyorum ki Rabbimiz bizlere anne ve babamız dan daha merhametlidir.

Öncelikle Cumanız mübarek olsun der bu resmi neden koyduğumu söylemek isterim bu ufaklıklar mavi şapkalı kareli gömlekli olan benim biricik oğlum İsmail Zahid ,yanındaki turuncu tşörtlü yakışıklımızda yeğenim Talha, pazar günü gittiğimiz piknikden bir kareydi. Bugün de oğlum çok eğlendi havuza gittik ama resim çekmek yasak olduğundan çekemedim .Şu anda bugünün yorgunluğunu atmaya çalışıyor yani (uyuyor):)Gelelim aşağıdaki gözlemeye.Tarifi çok kolay pratik , doyurucu ve lezzetli.Benim gibi akşam yemeği bulamadığınızda yaz günü hergün sulu yemek yemekden bıktıysanız işte tarifi...
Malzemeler: Un , su, tuz (ölçüler yapacağınız kişi sayısına göre değişir)
iç malzemeleri: 3 domates
1 soğan
biraz peynir
yarım demetten az maydanoz
baharatlar
tuz, sıvı yağ
Yapılışı: Hamur, un, su, tuz ile yoğurulur.Bir tavada soğan,domates,maydanoz, baharatlar,tuz ile sıvı yağından kavrulur. Yapılan hamurlar bezelere ayrılıp oklava yardımıyla açılır.Açılan hamurun yarısına içi ve peyniri ufalayın, hamurun diğer yarısınıda kapatın. Hafif yağlı büyük tavada kızartın.Sıcak sıcak Afiyetle yiyin.

7 Temmuz 2008 Pazartesi

ERİK HOŞAFI, MALMELATI

Dolapta yenmeyen kızarmış erikleri atmak yerine hoşaf ve marmelat yapmak istedim.
MARMELAT:
Malzemeler: 1 kilo erik
1 kilo şeker
bir kaç damla limon suyu
Yapılışı:Biraz su ile kaynatılmış erikler tel süzgeçden posasını çıkarabildiğiniz kadar çıkarın.Tenserenin içine yavaş yavaş şekeride ilave ederek 5-10 dk kaynatın.Son olarak limon suyu damlatın.Kavanozlarda saklanabilir. Afiyet olsun.
HOŞAF:
Malzemeler:Erik
su
Yapılışı: Büyük bir tencereye erikleri koyup su ile doldurun.Yarım saat kaynatın.Süzgeç yardımıyla suyunu süzün. İçerken kendi bardağınıza şeker ilave edip içebilirsiniz. Afiyet olsun.

5 Temmuz 2008 Cumartesi

UZUN PASTA

Arşivde artık kokmaya durmuş olan bu pastayı yayınlasam fena olmaz.
Malzemeler: 1 p. krem şanti
2 su bardağı süt
2 yumurta
1 su bardağı şeker
1 p.kabartma tozu
1 çay bardağı ceviz
biraz sıvı yağ
aldığı kadar un
içine; puding
3.5 su bardağı süt
Yapılışı:Şekerle yumurta iyice çırpılır. Ardından yarım su bardağı süt,sıvıyağ ilave edilir. Ceviz,un ve kabartma tozu en son koyup iyice çırpılır.Uzun bir borcam tepsisine dökülür. 170C fırında 40 dk kadar pişirilir.Pişen kek ılıklaşınca ortadan ikiye kesilip.Uzun derin bir kabın içerisine kekin üstü oval şekilde koyulur. Kek şekerli süt,su karışımıyla hafifi ıslatılır.İçine tarifine göre hazırlanan puding ilave edilir.Kekin diğer katını üzerine koyup, buzdolabında bu şekilde biraz bekletilir. (şekil alması için) Buzdolabından çıkarılan kek bir tepsiye ters çevirilir. Uzun oval bir şekil ortaya çıkar.Üzerine tarifine göre hazırlanmış krem şanti sürülür. Afiyet olsun.
BİR AŞK
Medine'nin kadınları hem güler yüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatun başka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler. Hifa Hatun'un methi hızla yayılır ve çoook uzaklara gider. Bırakınhekimleri, tüccarları, vezirler, sultanlar sıraya girer. Ancak o Necaşi gibi bir İmparatoru bile reddeder sadece ve sadece Allah'ın rızasını diler. Ama taliplerin ardı arkası kesilmez. Kimi ayaklarına halılar serer... Kimi cevahirler döker... Yüz kızıl tüylü deveyi getirip kapısına bağlayanları mı sorarsınız, yoksa saray anahtarlarını önüne atanları mı? Hifa Hatun bütün bunlara dönüp bakmaz bile, Efendimizin huzuruna çıkıp 'Ey Allah'ın Resûlü' der, 'bana cennete götürecek bir şeyler öğretsene.' Doğrusu o, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) 'gündüzleri oruç tut' ya da 'geceleri namaz kıl' gibi bir tavsiyede bulunacağını sanır ama Server-i Kâinat 'Önce evlenmen lâzım' buyururlar 'zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın!' Hifa, büyük bir teslimiyetle boynunu büker ve 'siz kimi münasip görürseniz ben ona razıyım' der.Mâlum, o sıradan bir hanım değildir ve onu nikahına alacak erkeğin de 'özel' olması gerekir. Lâkin Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ne kimseye ümid verir, ne de kimsenin ümidini kırar. Her zamanki gibi basit ve pratik bir çare bulur 'yarın sabah mescide ilk gelenle evlen' buyururlar. Bu teklifi herkesin hoşuna gider, talipler erken kalkmak için tedbirler düşünür, kendilerince hazırlık yaparlar.Bu haberi elbette Hazret-i Suheyb de duyar ama dikkate almaz. Zira o fakir ve kimsesiz biridir. Evi yurdu yoktur ve karnını zor doyurur. Kah ağaç altlarına uzanır, kâh mescid gölgelerine kıvrılır. Uzun boyuna rağmen o kadar zayıftır ki, rüzgar sert esse ayaklarını yerden kaldırır.Ama bakın şu işe ki o gece Allahü teâlâ bütün sahabelere derin bir uykuverir, Hifa Hatun'un talipleri gözlerine çöken ağırlığa yenilirler. Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her zamanki gibi imsak sökerken mescide gelir ve büyük bir merakla talihli sahabeyi bekler.Nitekim mescidin eşiğinde bir gölge uzar ve Süheyb içeri girer.Resulullah Efendimiz namazdan sonra Hifa Hatunu çağırtıp neticeyi bildirir. Hazret-i Hifa büyük bir teslimiyetle kabul eder.Efendimiz güzel bir hutbe okur ve nikah akidlerini yaparlar. Sonra şanslı sahabeye döner 'Ey Süheyb' buyururlar, 'şimdi hanımına bir hediye al ve tut elinden evine götür.'Suheyb Radıyallahu anh ellerini çaresizlikle iki yana açar. 'İyi ama' diye mırıldanır, 'benim ne bir dirhem gümüşüm, ne de sığınacak evim var.'Hifa Hatun kocasının boynunu büktürmez, ona içinde on bin dirhem gümüş olan süslü bir heybe gönderir ve 'filanca yerdeki köşkümü sana hediye ettim' der. Alemlerin Efendisi çok hislenir onlara hayır dualar ederler.Süheyb, o gün Medine sokaklarında dolanır durur, akşama doğru utana sıkıla konağa sokulur. Kendisi için hazırlanan muhteşem sofradan ya bir, ya iki hurma alır ve 'Ya Hifa' der, 'biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin, ben ise senin için sadece mihnetim. Ben şükretsem gerek, sen sabretsen gerek. İster misin şu geceyi taat ve ibadetle geçirelim zira Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) 'Cennette yüksek bir çardak vardır.
Orada yalnız şükredenlerle sabredenler otururlar.' buyurdular. Ve öyle de yaparlar. Seccadelerini gözyaşları ile ıslatır, kalplerini zikrile aydınlatırlar. Cebrail Aleyhisselam olup biteni Resulullah Efendimize anlatır ve onları Allahü teâlânın cenneti ve cemaliyle müjdeler.
Ertesi sabah, namazdan sonra Efendimiz Suheyb'i yanlarına oturtur 'EySüheyb' buyururlar 'geceki halini sen mi anlatırsın ben mi anlatayım?'Süheyb gözlerini kucağına indirir, zor duyulan bir sesle 'Allahın Resulü en iyisini bilir' cevabını verir.Efendimiz onlara 'ne mutlu size' gibilerinden bakar, 'İkiniz decennetliksiniz' buyururlar, '... ve Allahü teâlâyı göreceksiniz!' Süheybderhal secdeye kapanır ve 'Ya Rabbi!' diye yalvarır, 'o ki beni mağfiret ettin, günahlara bulaşmadan canımı al!'Allahü teâlâ bu yanık duayı kabul eder, Suheyb, secdede kalakalır. Mescidde bulunanlar ağlamaklı olurlar. Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) 'Size daha şaşılacak bir şey söyliyeyim mi? Şu anda Hifa Hatun da ruhunu Hakka teslim etti' buyururlar.Namazlarını, yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız o yüce Server kıldırır.İkisini yanyana toprağa bırakırlar. Baş uçlarına küçük bir tahta çakar.Birine 'Şükredenlerden Suheyb' yazarlar, öbürüne 'Sabredenlerden Hifa!'...

1 Temmuz 2008 Salı

CEHEESE KEK (PEYNİRLİ KEK)

Dünyanın En Entellektüeli kim?
Uluslararası ilişkiler alanında dünyanın en saygın yayın organları arasında yer alan Amerikan Foreign Policy dergisinin düzenlediği "Yaşayan En Büyük 100 Entelektüel' anketinde Fethullah Gülen birinci, Orhan Pamuk 4 üncü oldu. Bu olay Türk vatandaşı olarak beni çok sevindirdi. 500 binden fazla kişinin oy kullanmasıyla çıktı bu sonuç ortaya.
Dergi, sonuçların açıklanmasının ardından "listeye eklenen aydınlar, fikirlerinin etkisi nedeniyle seçildiler" yorumunda bulunmuş. Fethullah Gülen ve Orhan Pamuk'un ilk beş içinde yer alması çok sevindirici.Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İlk 20 isim şöyle;
1.Fethullah Gülen Dini lider, Türkiye
2.Muhammad Yunus İktisatçı, Bangladeş
3.Yusuf Kardavî İslam alimi, Mısır
4.Orhan Pamuk Yazar, Türkiye
5.Aıtzaz Ahsan Siyasetçi, Pakistan
6.Amr Halid Televanjelist, Mısır
7.Abdülkerim Suruş Teorisyen, İran
8.Tarık Ramadan İslam alimi, İsviçre
9.Mahmud Mamdani Antropolog, Uganda
10.Şirin Ebadi Nobel Barış ödülü sahibi aktivist, İran
11.Noam Chomsky Aydın, ABD
12.Al Gore Nobel Barış ödüllü eski ABD Bşk. Yard.
13.Bernard Lewıs Tarihçi, İngiltere
14.Umberto Eco Yazar, İtalya
15.Ayaan Hırsî Ali Aktivist, siyasetçi, Somali/Hollanda
16.Amartya Sen İktisatçı, Hindistan
17.Fareed Zakarıa Gazeteci-yazar, ABD
18.Garry Kasparov Dünya satranç şampiyonu, Rusya
19.Richard Dawkıns Yazar, İngiltere
20.Mario Vargas Llosa Yazar, Peru

Tarif oktay ustaya ait.Ojinal tarif için tıklayın lütfen.
MALZEMELER:
Tabanı için:100 gr yulaflı bisküvi
50 gr tereyağı
Peynirli harcı için:2 p. labne peyniri
1,5 su b. tozşeker
1 yumurta
Yoğurtlu krema için:1 kase süzme yoğurt
1 su b. tozşeker
2 ç.k. un
1 yumurta
limon kabuğu rendesi
Üzeri için: ahududu reçeli
Yapılışı:Cheese kek için ilk olarak tereyağ eritilir.bir taraftan da 1 paket yulaflı bisküvi doğrayıcıda parçalanır.parçalanan bisküviler bir kaba alınarak üzerine erimiş teryağı dökülerekbir güzel karıştırırlır.daha sonra bisküviler çemberin içine dökülürve iyice bastırılır.diğer taraftan başka bir kapta 1.5 su bardağı şeker ile1 yumurta çırpılır.buna 2 kutu labne de eklenerek bir güzel çırpılır.hazırlanan labneli karışım bisküvilerin üzerine dökülerek dahaönceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 10 dk. pişirilir.bu sırada yoğurtlu krema için; karıştırma kabına 1 yumurta ve 1 su bardağı tozşeker alınarak çırpılır.buna bir kase süzme yoğurt,limon kabuğu rendesi ve 2 kaşık un eklenerek bir güzel çırpılır.pişen kek fırından alınıp soğumaya bırakılır.soğuyup sertleşince hazır olan yoğurtlu krema da üzerine dökülerek tekrar fırına verilir ve 10 dk. daha pişirilir.Soğuyunca üzerine ahududu reçeli sürülür.

26 Haziran 2008 Perşembe

MAKLUBE

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi vesellem) şöyle buyurmuşlardır:
İçinizden kime dua kapısı açılmışsa, ona rahmet kapıları açılmış demektir. (Tirmizî, Deavât, 102)
Rasulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
İçine düştüğü bir hatanın pişmanlığıyla kıvranan bir insan diliyle istiğfar etmese de affolunur.
Müsnedü’ş-Şihâb, 1/264; el-Firdevs, 37 558

Aslında sırada bekliyen bir ceheese kek var ama ben dayanamıyıp, dün arkadaşlarımız, ablalarımızla hazırladığımız maklubeyi yayınlamak istedim. Geçen hafta benim,
- haftaya bizde maklube yapalım mı? dememle çıktı bu fikir.Bittimi bu kadar çok doyurucu ve bereketli pilav, kalırmı hiç. Çok lezizdi herkeze tavsiye ederim. Çekirdek ailelere malzemelerini kendine göre hazırlıyıp yapmalarını tavsiye ederim. Ben yeni yeme fırsatı bulabildim.Eşim bile yemiş arkadaşlarıyla bana hava yapıyordu:) sen hiç maklube yedinmi diye:)) ama artık bende yedim. Bir maklubenin reklamı bu kadar yapılırdı:) ama az bile söyledim dilerseniz malzemesini okuyun kendinizce düşünün yapsammı diye:) Aslında bezelyede koyuluyordu, ablalarımızın bezelye koymıyalım demesi üzerine koymadık. Bu yemekde emeği geçen kardeşimiz Yasemin e teşekkür ederim... seni şimdiden özledik (YANE) YASEMİN:)
Malzemeler:1 kilo kuşbaşı et
1 büyük kase pirinç
6 büyük patates
3 patlıcan
sıvı yağ
baharatlar, salça
su
salata malzemeleri için: 5 salatalık
3 büyük domates
1 demet marul
biraz maydanoz
3 kuru beyaz soğan
yoğurt
Yapılışı: Pilav ölçüler dahilinde hazırlanır.Yani suda bekletilmiş 3 büyük kase pirinç, 4.5 su bardağı su ile pişirilir. Etler haşlanır,bir tavada salça ve baharatlarla kavrulur. Dİğer taraftan patates, patlıcan yuvarlak yuvarlak kesilip, kızartılır. Bir kabın içerisinde de yazan salata malzemelerinden bol limonlu, zeytinyağlı salata hazırlanır. Büyük bir leğenin içine, önce etler koyulur , sonra pilav, sonra patates kızartması, sonran tekrar pilav, patlıcan kızartması ve pilav leğenin içerisine koyulup iyice kaşık yardımıyla bastırılır. Büyük bir tepsinin ortasına ters çevrilir. Hazırlanan salata kenarlarına bir sıra salata bir sıra yoğurt gelicek şekilde kenarlarına dizilir. Sonrada yemeye doyum olmaz. AFİYET OLSUN....


19 Haziran 2008 Perşembe

KÖSTEBEK PASTA ( TEK KİŞİLİK)

Cumanız mübarek olsun.
Efendimiz bir sefere çıkarken biniti üzerine oturunca önce üç defa tekbir getirir, sonra şu ayeti okur ve akabinde şöyle dua ederdi:
“Bunları bizim hizmetimize veren Cenâb-ı Hakk’ı tesbih ve takdis ederiz; O yüceler yücesidir, her türlü eksiklikten münezzehtir. Allah lutfetmeseydi biz buna güç yetiremezdik. Muhakkak ki biz sonunda Rabbimize döneceğiz.” (Zuhruf, 43/13-14)
Allahım, bu yolculuğumuzda Senden her türlü iyilik, hayır, takva ve hoşnut olacağın ameller istiyoruz. Allahım, bu seyahatimizde bize kolaylıklar ihsan eyle, mesafeleri bize yaklaştır. Allahım yolculuk boyunca yegâne koruyucumuz ve geride kalan aile fertlerini görüp gözeten vekilimiz Sensin. Allahım, sefer meşakkatinden, çirkin manzaralarla ve üzücü hadiselerle karşılaşmaktan, mal, aile ve çoluk-çocuğun kötü bir akıbete uğramasından Sana sığınırım. (Amin)
[Müslim, Hac 425. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihad 72; Tirmizî, Daavât 45–46.]

Malzemeler:2 yumurta
1 s.bardağı şeker
1 s.bardağı un
1 s.bardağı süt veya meyve suyu
1 kaşık karbonat veya kabartma tozu
3 s.bardağı un
1 paket kakao
1paket krem şanti
1 su bardağı süt

Yapılışı:
Yumurta ile şeker boza kıvamına gelene kadar çırpılır.Sonra diğer malzemeler katılır.Son olarak kabartma tozu ilave edilier.Büyük yağlanmış bir fırın tepsisine dökülür. 170C fırında 45 dakika pişirilir.Pişen kek soğuduktan sonra su bardağı ile kesilir.tarifine göre hazırlanan krem şanti kesilen yuvarlak keklerin ortasına bir kaşık yardımı ile koyulur.Tepside kalan parça kekler tekrar fırına verilip kıtır haline getirilir sonra robottan geçirilir.Toz halinde olan kekler krem sentinin üzerine köstebek şeklinde dökülür avucunuzla düzeltilir.Bir kaç saat bekletildikten sonra yemeğe hazırdır. AFİYET OLSUN.

17 Haziran 2008 Salı

TAZE FASULYE KAVURMASI

Harşladığınız fasulyeyi salçalı,soğan kavurup içine atıp iyice kavuruyorsunuz..tabi sarımsağı unutmmak lazım... tarife gerek duymadım gayet kolay yapılışı...yapanlara afiyet olsun.

14 Haziran 2008 Cumartesi

MUHALLEBİLİ BİSKÜVİ TATLISI


Merhabalar bugün önemli bir gün, ünv sınavı, babalar günü, ve maçımız...Maç başarılıydı çok şükür, umarım ünv. sınavına giren kardeşlerimizde çalışmalarının mükafatı olarak hak ettikleri yerleri, istedikleri meslekleri kazanırlar. Babalar günün için de öncelikle bizim evdeki yani oğlumun babası olan babamızın babalar gününü sonrada diğer babaların babalar gününün kutlarım. Beytiye'ciğimin verdiği fikirle çocuğuma kurdale bağlayıp eline ver dedi en büyük hediye olarak, deniyeceğim:) Birde bannerim dikkatinizi çekmiştir tatlıların mutfağı olan tatlımutfağım bana iki banner hazırlamıştı, canım arkadaşım sağ olsun o da çok güzel di sonra bir baktım, canım lavantinciğim bana mail atmış iki banner hazırladığını söylemiş çok güzel iki banner hazırlamış tam blogumun adına uygun , canım arkadaşlarım benim için uğraşmışlar beni çok mahçup ettiler. Allah da onların gönlüne göre versin. inş. Hediye vermeyi çok severim ama hediye almakda beni mutlu eder , ben bu bannerleri hediye olarak kabul ediyorum. Arkadaşlarım sağ olun, elleriniz dert görmesin. Sizi çok öpüyorum canlarım beni. Bu bisküvi tatlımı geçen gece yaptım canım çok tatlı istemişti, ertesi güne bir dilim kalmıştı o kadar güzel olmuştu...
Malzemeler: 1 paket kakaolu petit beurre bisküvi
1 su bardağı şeker
3 su bardağı süt
2 yemek kaşığı tereyağ
istenilen yumuşaklığa gelene kadar un ( akıcı kıvam olması lazım)
Yapılışı: Bir tencerede , süt,şeker,tereyağı, un karıştırarak sertleşene kadar kaynatılır.Borcam tepsisine bir kat bisküvi dizilir.Yapılan muhallebi üzerine dökülür.Bir kat daha bisküvi daha dizilip kalan muhallebide üzerine sürülür. En üstüne son olarak, bisküvi kırıkları dökülür. Dolapta birkaç saat bekletildikten sonra servis yapılır.
Afiyet olsun..

12 Haziran 2008 Perşembe

EKMEK , LOKMA ,

Cumanız mübarek olsun, hayırlar getirsin. Tesadüf, bir şeyin denk gelmesine, kendi kendine olmasına denir. Tevafuk, bir nizam bir intizam içinde güzel denk gelme diye adlandırdığımız olaydır. Bu dünyada hiç birşey kendi kendine rastgele meydana gelmez, bu ne tesadüf dediğimizde, onu bizim önümüze çıkaran onu bize denk getiren var. Kadir Mevlam tesadüf dediğimiz şeyi kendisi bize istiyerek karşımıza çıkarır bununda asıl adı tesadüf değil tevafuktur aslında. Son zamanlarda yaşadığım büyük bir tevafuk var ben buna nasıl olurda tesadüf derim. Kendi kendine hiç bir şey olamazken biz bu olaylara tevafukdan başka birşey diyemeyiz. Herşey onun gücü, kudreti sayesinde olur.
Arkadaşlar artık ekmek yapma fırsatına bende erdim:) devamı gelicek gibi gözüküyor. Eşimde çok beğendi bende. Bu aralar rahatsızlığım dolayısızla yeme içmeme dikkat etmek zorundayım bunun için ekmek yememem gerekirken bu ekmek yapma hevesi nereden sardı beni:) Ama ben yinede bu ekmeği dayanamayıp yedim.Dilek'çiğimin blogunda görüp papatya şeklinde yapmak istedim. Artan mayalı hamurdan, kızgın yağda kızartarak kahvaltı için değerlendirdim. Lokma yaparken hamuru avucumda sıktırıp, şeker kaşığı ile kopararak kızgın yağa bıraktım. Malzemeler: 1 yemek kaşığı toz maya (1 kilo un için)
1 ilo un
1 tatlı kaşığı tuz
kıvam tutturulana kadar su
Yapılışı: Un ortası açılır, bir bardağın içerisinde toz maya, ılık su ve biraz şeker ile birlikte eritilip yoğurulur. Yağlanmış tepsiye dilerseniz çiçek şeklinde yaparak fırına verilir. 170C fırında 40 dk piştikden sonra, üzerine ıslatılıp iyi sıkılmış bir bez örtülür. Üstündeki sertlikde gitmiş olur. Afiyet olsun.

11 Haziran 2008 Çarşamba

YAPRAK SARMASI

Yaprak sarmasını hiç soslu yedinizmi.Sevgili elticiğimin blogunda görerek esinlendiğim bir sarma. Pirinç,bulgur veya dilerseniz ikisinin karışımıyla hazırladığınız içle sarılır. Bir tavada soğan,sarımsak,domates,salça,zeytin yağıyla kavrulup üzerine dökülür. Bir et bulyon tabletlekaynatılır.Biz çok beğendik tadını , sizede yapmanızı tavsiye ederim.Afiyet olsun

7 Haziran 2008 Cumartesi

TEREYAĞLI PATLICAN KÖZLEMESİ

Son zamanlarda çok takıldığım bir dizi var, "HAKKINI HELAL ET" dizisi çok güzel beni çok etkiliyor. Eskiden yapılan kul haklarını helallik istiyerek telafi etmeye çalışan bir genç, önüne çıkan zorluklar karşısında bıkmadan helallik isteme çabasında, tam bıktım derken hayatın sadece bu dünyayla sınırlı olmadığını, Ahiret alemi gibi gerçek olan bir alemi düşünerek yılmıyor helallik almaya. İzlemiyenlere tavsiye ederim. Yapılan kul haklarını düşünüp gidip helallik alma cesareti bulamadığımızda, aklımıza Ahirette çekiceğimiz cezalar gelse eminim çoğu insan dizideki Murat YANLIZ gibi bıkmaz davasının peşinde koşar. Neyse başınızı ağrıttım. Dilerseniz geçelim bu yapımı son derece basit yemeğime tarifi serapçığımdan aldım, çok güzel bir yemekti. Adı üzerinde közlenmiş patlıcanı doğrayıp üzerine eritip,yakılmış tereyağ,kekik,pul biber ilave ettim. Birazda kuşbaşı kavurdum tavada, kenarlarına eti dizdim. Biraz ağır bir yemek ama çok lezzetli. Serap'çığıma teşekkür ederim.Yapmanızı şiddetle tavsiye ederim. Afiyet olsun.

5 Haziran 2008 Perşembe

MÜCVER , İFTİHAR ABİDEMİZ EFENDİMİZ

"İftihar abidemiz EFENDİMİZ " adlı bu güzel cd yi Sevgiliye, en sevgiliye şefaat temennisiyle hazırlanan bir çalışmadır. Bir biririnden değerli sanatçıların okuduğu güzel ilahiler kulaklarımızın pasını siliyor.
Sanatçılarımız hiç bir beden düşünmeden sadece Allah rızası için yapılmış bu çalışmadan gelen gelir, 11 adet ETÜD EĞİTİM MERKEZİ yapılacaktır.
Bu cd yi almakla, açılacak olan eğitim kurumuna sizde destek vermiş oluyorsunuz. Bir birtane almakla kalmadık, ricam bu cd yi sizde alın , eğer gücünüz varsa eşinize, dostunuza, arkadaş çevrenizede alın. Bir birinden değerli sanatçılarımız, Ahmet ÖZHAN, Muazzez ERSOY, Hakan ALTUN, Funda ARAR, Orhan HAKALMAZ, Zara,Fatih KISAPARMAK,Erhan GÜLERYÜZ, Murat GÖĞEBAKAN,Uğur IŞILAK, Ferdi TAYFUR' UN okuduğu ilahilerden meydana gelmiştir.



Malzemeler:1 soğan
2 diş sarımsak
3 soyulmuş kabak
bir yumurta ( ben koymadım)
biraz un
tuz,baharatlar
taze nane,taze soğan
Yapılışı: Kabaklar, soğan rendelenir. Sarımsak,taze nane,taze soğan kesilir.Yumurtada ilave edilerek yoğurulur. Unuda çok sert olmıyacak şekilde ilave edilir. Son olarak baharatları ve tuzu koyulur. Bir tavada kızgın yağda kaşıklar azar azar dökülür,kızartılır. Kabak yemiyen çocuklara kabağı bu şekilde yedirebilirsiniz. Kahvaltımızda çok severek yaptığım bir tad. Afiyet olsun.

1 Haziran 2008 Pazar

6. TÜRKÇE OLİPMİYATI

İşte Türk insanı bu demek ,göz yaşlarımızı tutamadan duygu yüklü saatler geçirdik seyrederken.. işte kelimelerin bittiği yer burası. Türkçemizi o kadar güzel konuşuyorlarki. Ama biz buyuz , kardeşçe barış içinde, açılan Yurt dışındaki Sevgi okulları bunun bir göstergesidir. Emeği geçen bütün gönül insanlarına sonsuz şükranlarımızı sunarım.Bu güzel program Kral Tv,Kanal A ve tabiki Samanyolu Televizyonundan canlı olarak verildi. Güzel Türkçemizle kalalım.